HAKLARIMIZ _ RİGHTS

24 Ocak 2017 Salı

Yaya Haklarının Çocukçası

Yayalık nedir;
Yayalık; yürüyebilen her insanın doğal özelliğidir.
Yürüme engeli olduğu için, tekerlekli sandalye kullananlar yaya sayılır.
Bisiklete binenler yayadır.
Faytonlar ve at arabaları da yaya sayılabilirler.
Kentin en önemli sahipleri yayalardır.
Yayaların hakları vardır.
Kentlerde insanlar, bir yerden bir yere gitmek, gezmek, dolaşmak için motorlu taşıta binmek istemeyebilir.
İnsanlar bir yerden bir yere giderken motor gürültüsünü duymak istemeyebilir.
Alıp başını yürümek isteyebilir.
Egzoz dumanı istemez de güneşli günlerde çiçek kokuları içinde yürümek isteyebilir.
Korna sesi istemez de kuş cıvıltısı duymayı isteyebilir.
İnsanların yağmurlu havada üstüne çamur sıçratılması yerine giysilerinin temizliğini koruyarak yürüme hakkı vardır.
Ezilme tehlikesi yerine güvenlikte yürüme hakları vardır.
Üst geçitlere tırmanmayı istememe hakları vardır.
Alt geçitlere inmeyi istememe hakları vardır.
Yayaların düzayak geçiş hakkı vardır.
İnsanların motorlu araçlar park edildiği için kullanılmaz hale gelen kaldırımlarda yürümeyi reddetme hakları vardır.
Bütün yerleşim alanlarında; yaya olarak bir yerden bir yere gitmek her insanın hakkıdır.
Dolaşmak, gezmek her insanın hakkıdır.

Yayalık kimseye zarar vermez.
Çevreyi kirletmez
Dünyamızın kaynaklarını tüketmez.
Yayalık, insanın sağlığı için gereklidir.
Kent içi sosyal ilişkileri geliştirir.
Kentteki insanların, birbirini tanımasına ve anlamasına neden olur.
Bu nedenle yayalık kent yaşamında gereklidir.
Kent yöneticileri yayalığı destekler.

Yaya Kaldırımı ile ilgili haklar;
Bütün yerleşim alanlarında, yaya kaldırım ağı bulunur.
Trafiğe açık yollarda mutlaka yaya kaldırımı oluşturulur.
Yaya kaldırımları sadece yayalara aittir.
Motorlu taşıtlar, yaya kaldırımlarını park yeri olarak kullanmazlar.
Kaldırımlar; mağazaların satış ve tezgâh açma yeri değildir.
Yaya kaldırımları; yayaların rahatça yürüyebilecekleri genişlikte yapılır.
Çocukların, yaşlıların, engelli, hamile ve hastaların iniş çıkışını zorlamayacak yükseklikte yapılır.
Engelliler için özel düzenlemelere sahip olarak yapılır.
Kaldırımdaki yol ve yön tabelaları, durak mobilyaları, trafik lambaları yayaları engellemeyecek şekilde yerleştirilir.
Kaldırımlarda, yayaları rahatsız edecek ye da tehlikeye sokacak bir girişime izin verilmez.

Yaya Geçitleri ile ilgili Haklar;
Kentlerin esas sahipleri, yaya insanlardır.
Yayalar için yeterli yaya geçidi yapılır.
Geçişlerde; zemin katlar yayalarındır.
Yayalar karşıdan karşıya geçmek için düzayak geçitleri kullanırlar.
Düzayak geçme önceliği, taşıtların değil yayalarındır.
Yayalar üst geçitlere tırmanmaya, alt geçitlere inmeye zorlanmazlar.
Yaya geçitleri mutlaka işaretlenir.
Işıklı sinyalizasyon sistemi ile donatılır.
Görme engelliler için sesli sinyalizasyon kullanılabilir.
Herkes, oranın yayaların geçmesi için ayrılmış olduğunu anlar.
Yayalar için yeşil ışık süresi; yürümesi en yavaş olan yayanın geçiş süresine göre ayarlanır.
Motorlu araçlar; yaya geçitlerine park edip, yayaların geçişini engellemezler.

Yaya Bölgeleri ile İlgili Haklar;
Kentlerin merkezleri; geniş ve ferah bir şekilde yaya bölgeleri olarak düzenlenir.
Kent merkezleri;
çocuklar oynasın, dondurma yesin,
gençler bisiklete binsin, gitar çalsın,
yaşlılar dolaşsın, sohbet etsin,
engelliler engellenmeden gezinsin,
anneler eğlensin,
anneler ve babalar kitap okusun, müzik dinlesin,
insanlar birbirleriyle tanışsın, konuşsun,
güvercinlerle serçeler ağaçlara, dallara, heykellere konup kalksın,
köpekleri sokak kedileri oynaşsın diye yaya bölgeleri olarak düzenlenirler.
Yayalık; kent kültürünü arttırdığı için yerel yöneticilerce desteklenir.
Kent yöneticileri; kent merkezlerinde yayalara sınır getirmezler.
Konut bölgelerinde çocuklar ve yaşlılar; mahallesinde, sokağında serbestçe dolaşsın diye motorlu araç trafiği kısıtlanır.
Yaşlılar, engelliler ve gürültüden rahatsız olan hastalar rahat etsin diye motorlu araç trafiği kısıtlanabilir.
Sokaklar; oynamak ve okuluna yaya olarak gitmek isteyen çocuklara, kedilere, kuşlara kalsın diye motorlu taşıt trafiği kısıtlanır.
Kentler planlanırken; kent merkezleri yaya bölgesi olarak tasarlanır. Kent merkezleri, motorlu taşıtlardan arındırılır.
Bir tek toplu taşım aracına izin verilir.
Acil durumlarda, yaya bölgelerine cankurtaran ve itfaiye arabaları girebilir.
Yaya Yolları ile İlgili Haklar;
Kentlerde yayaların; bir yerden bir yere, motorlu taşıtlara binmeden gitme hakkı vardır.
Yurttaşların motorlu araçların hızlarından, egzoz dumanından, gürültüsünden korunmak zorunda kalmadan kentlerde bir yerden bir yere gitme hakları vardır.
Sadece yayalara ayrılmış yollardan hedeflerine ulaşma hakları vardır.
Kentlerde, motorlu taşıt yollarından tamamen ayrı, sadece yayaların kullanabileceği çimenli, ağaçlı, çeşmeli, kuşlu, kurbağalı yaya yolları yapılır.
İsteyen her insan, bir yerden bir yere giderken bu yoldan yaya olarak gider.
Bu yolu bisikletliler ve tekerlekli sandalyeliler de kullanabilir.
Görme, yürüme, işitme ve zihinsel engellilerin de yaya yolunu özgürce ve rahat kullanımı için gereken düzenlemeler yapılır.
Yaşlıların yürüyebilmesi için de düzenlemeler yapılır.
Bu yaya yollarının güvenli olması sağlanır.
Kent yöneticileri yolların yapımını, bakımını, aydınlatılmasını ve temizliğini sağlar.
Yayalar da bu yolu temiz tutarlar, kirletenlere karşı çıkarlar.
Kent yöneticileri; yaya bölgeleri, yaya yolları.
ve yaya geçitleri ile ilgili olan kararlarda yayaların görüşlerini alır.
Her çocuğun; yaya yolundan okuluna güvenle gitmesini sağlamak her kent yöneticisinin görevidir.

( Avrupa Kentsel Şartı çerçevesinde tanımlanmıştır 17- 19 Mart 1992 )

* Yaya Hakları Bildirgesi’nin çocuklar için sadeleştirilmesinin telif hakları Güven Tunç’a aittir. İzinsiz kullanmayınız.  ©

THE EUROPEAN DECLARATION OF URBAN RIGHTS





Article 1)

Cities are places where;
Children,

Women,

Persons with disabilities,

The elderly,

Pets,

Trees,

Flowers,

Insects,

Human beings

Have the right to live safely, without being harmed, without experiencing mishaps.



Article 2)

The air of the city cannot be polluted by chimneys or exhaust gases.
Urban administrators pay utmost attention to this issue.
People also pay attention not to pollute the air.
Water sources of the city cannot be polluted.
Constructing buildings on basins of drinking water and around water dams is not allowed.
Factories, workshops are not allowed to dispose their chemical wastes at water sources, fields and forests.
In cities, we pay attention not to make noise.
Motor vehicles avoid honking horns.
We avoid making noise for the sake of sleeping babies, resting patients and older persons.
The land, nature and natural resources of the city are protected.
Its shores and rivers cannot be blocked.
Its rivers and lakes are improved, cleaned and opened to the use of citizens.
Old, beautiful buildings, parks and pedestrian ways are protected.


Article 3)

Cities are places where people are provided with the opportunity to do the job that they can do and want to do.
Human beings have the right to have humane and adequate income from their jobs.
Young people, women, older persons, persons with disabilities work to improve the city. They get a share of urban society, which they enrich with their efforts.
We don’t let poverty crush people in cities.


Article 4)

Every human being has a private life.
People live this private life in their homes where they live alone or together with their families.
Cities are places where people are offered possibilities to rent or buy houses.
People are provided cheap, health and adequate housing opportunities.
No one can interfere with people’s lives in their homes.
Just like the people living in them, homes are accepted as worthy of respect.
Thus, no one can enter someone else’s house or room without permission.


Article 5)

Pedestrians and cyclists, people using white canes, people on wheelchairs, expectant mothers, older persons and ill persons, who are the true owners of cities, are given priority in traffic.
They get help to make the best use of the city.
In urban transport and mobility, public transport and private vehicles are not allowed to hinder these groups.


Article 6)

To protect people’s physical and mental health in cities;
A clean environment,
Clean drinking water,
Clean air
Are provided.
Polluting the environment, air, water and food is not allowed.
All conditions that may cause contagious diseases are controlled.
Health services are provided in a system that every individual can easily access and use.


Article 7)

Urban administrators set up sports centers, pedestrian ways, cyclists’ ways, sports schools, sports fields that can be used by all groups and individuals, without making any discrimination against children, persons with disabilities, women, older persons.
They organize games and contests.


Article 8)

Neighborhood libraries are set up in cities. Otherwise, mobile libraries provide this service.
Mobile libraries wander all neighborhoods of the cities.
Mobile cinemas and theatres are usually free of charge for viewers.
Paintings, sculptures, statues are displayed in mobile exhibitions.
Young and old alike, everyone is provided opportunities to watch and participate in creative activities.
In cities, every individual engages in at least one branch of art of their choice.


Article 9)

Cities are crowded and colorful places.
People of many different origins live together as brothers and sisters in cities.
Individuals and communities respect each other’s dignity in cities.
Nobody is criticized for being different.
Living together as brothers and sisters despite differences is richness.
Everyone respects one another’s rights.
We all live together in peace.


Article 10)

Cities are beautiful places set up by people.
In a good city, old buildings from all of our ancestors are carefully protected and used.
New and beautiful buildings are built by their side.
Parks and gardens are scattered in between.
Libraries, culture and art centers, open-air museums are added.
This way, a settlement where all individuals live happily is established.


Article 11)

Individuals have the right to easily get to their offices and factories from their homes.
Children can safely get to their schools and nurseries.
In cities, we pay attention to people who are working, people who are having fun or people who are resting all at once.
There are accessible and appropriate places for all.
Arrangements are made so that people who having fun don’t disturb people who are resting.
That’s why people live in peace, without being disturbed by each other.


Article 12)

In cities, urban administrators are obliged to inform individuals about all the work carried out in the town.
Individuals can always reach urban administrators whenever they want.
Individuals directly have access to administrators to convey their needs and their proposed solutions.
Urban administrations need people’s opinions.
They don’t discriminate between individuals while assessing these opinions.
They ask citizens’ opinions when they search for solutions to a common problem, when they build a road, a gate or a park.
Urban administrators may get help from both individuals and state institutions in solving the problems of the town.
They work together with individuals in solving the problems of the town or improving it.


Article 13)

Urban managements work to improve the lives of citizens living in the city.
They create employment so that people’s income rises beyond what they need for just eating, drinking and housing, making it affordable for them to have fun and go on holidays.
They organize fairs.
They promote natural products, the products that are produced only in that town, to the outside world.
They organize cultural and artistic activities.


Article 14)

Urban managements are obliged to make sure that citizens don’t hurt the environment as they increase their income.
Urban managements contribute to the health, wealth and happiness of citizens by making sure that the environment, the air, water and land are not polluted.


Article 15)

Urban managements make it possible for citizens to easily reach food, drink, clothing, medication, doctors, school, ice cream, books.
They provide easy access to the hospital, the post office.
They make sure that all goods and services in the town are high in quality.


Article 16)

All cities and their surroundings have natural resources.
Some cities have shores to the sea, some of them have lakes.
Rivers pass through some cities, groundwater flows through some, and some of them have hot springs. Their mountains have caves. There may be forests around the city.
All sorts of trees and all sorts of plants endemic to that environment grow in their lands.
Animals endemic to that environment feed on their grassland.
Different species of fish play in their waters.
Urban managers ensure that these resources are used efficiently.
They are obliged to ensure that all individuals benefit from these resources in a fair


Article 17)

Urban administrators are obliged to create the environment necessary for the society and individuals to develop.
Cities create opportunities for people to get to know each other, develop neighborly relations, to get together to form education groups.
Urban administrators are obliged to provide services so that individuals’ needs and wishes are satisfied.


Article 18)

All cities in the world cooperate with each other to provide better lives for individuals.
They may become sister cities in order to share their resources.
Many of them may get together to form town unions.
They can pool their means and resources to provide better lives to individuals.
Citizens have the right to directly participate in the cooperation between their hometown and other cities.
They may express their opinions about the relationship built between their hometown and other cities.
They may ask their opinions to be put into practice.


Article 19)

Urban administrators are free to find the resources necessary to provide the services explained here.


Article 20)

All of the rights explained here are for all human beings living in the city.
It doesn’t matter if they are women, men, white, black, children, old, young, poor or rich; every citizen has the right to exercise these rights.
The individual’s birthplace, language, beliefs don’t make a difference in using urban rights.


Defined within the framework of European Urban Charter – March 17-19, 1992



*All rights reserved by Güven Tunç. Cannot be reproduced without permission.  ©

Kentli Haklarının Çocukçası

AVRUPA KENTLİ HAKLARI BİLDİRGESİ

Madde 1 )
Kentler;
çocukların,
kadınların,
engellilerin,
yaşlıların,
evcil hayvanların,
ağacın,
çiçeğin,
böceğin
ve insanların zarar görmeden,
kötü olaylarla karşılaşmadan,
güvenlik içinde yaşama haklarının olduğu yerlerdir.

Madde 2 )
Kentlerin havası; bacalardan çıkan dumanlarla, egzozla kirletilmez.
Kent yöneticileri buna çok dikkat eder.
İnsanlar da dikkat eder ve havayı kirletmezler.
Kentlerin su kaynakları kirletilmez.
İçme suyu havzalarına, su barajı çevrelerine bina yapılmasına izin verilmez.
Fabrikaların, atölyelerin kimyasal atıklarını; su kaynaklarına, tarlalara, ormanlara boşaltmalarına izin verilmez.
Kentlerde gürültü yapmamaya dikkat edilir.
Motorlu araçlar, korna çalmaktan kaçınır.
Uyuyan bebekler, dinlenen hastalar ve yaşlılar için gürültü yapmaktan kaçınırlar.
Kentlerin toprağı, doğası, doğal kaynakları korunur.
Kıyıları, dereleri kapatılmaz.
Dereleri, gölleri ıslah edilir, temizlenir ve kentlilerin kullanımına açılır.
Eski, güzel binaları, parkları, yürüme yolları korunur.

Madde 3 )
Kentler; bireylerin, yapabileceği ve yapmak istediği bir iş için olanak sağlanan yerlerdir.
İnsanların çalıştıkları işten, insani ve yeterli gelir elde etme hakları vardır.
Gençler, kadınlar, yaşlılar, engelliler çalışmalarıyla, kentin gelişmesini sağlarlar. Kendi çabalarıyla zenginleştirdikleri bu kentsel toplumun gelişiminden pay alırlar.
Kentlerde yoksulluğun insanları ezmesine izin verilmez.

Madde 4 )
Her insanın özel bir yaşamı vardır.
İnsan, bu özel yaşamını, ailesiyle ya da yalnız olarak, kendisine ait olan bir konutta geçirir.
Kentler, insanlara kiralık ya da satılık olarak konut olanağı sunan yerlerdir.
İnsanlara ucuz, sağlıklı ve yeterli konut olanağı sunulur.
İnsanların konutlarındaki yaşamına kimse karışmaz.
Konutları da, içinde yaşayan insanları gibi değerli kabul edilir.
Bu yüzden hiç kimse bir başkasına ait konuta ya da odaya izinsiz girmez.

Madde 5 )
Kentlerde;
kentin esas sahibi olan yayalara,
bisikletli olanlara,
beyaz baston,
tekerlekli sandalye kullananlara,
bebek bekleyen annelere,
yaşlılara ve hasta insanlara trafikte öncelik sağlanır.
Ve onların, kenti daha rahat kullanabilmeleri için kolaylıklar sağlanır.
Kent içi ulaşım ve dolaşımda, toplu taşım araçları ve özel araçların, bu gurupları engellemesine izin verilmez.

Madde 6 )
Kentlerde insanların; beden ve ruh sağlığının korunması için;
temiz bir çevre,
temiz içme suyu,
temiz hava olanakları sağlanır.
Çevrenin, havanın, suyun, satılan besin maddelerinin kirletilmesine izin verilmez.
Bulaşıcı hastalıkların olmasına neden olacak her koşul, kontrol edilir.
Sağlık hizmetleri, her bireyin kolay ulaşacağı ve kullanabileceği bir sistem içinde geliştirilir.

Madde 7 )
Kent yönetimleri çocuk, engelli, kadın yaşlı gibi ayrım yapmadan, her grubun her bireyin spor yapabileceği salonlar, kapalı ve açık spor alanları yapar.
Herkesin spor yapabilmesi için yürüme yolları, bisiklet yolları, spor okulları, semt sahaları yapılır.
Karşılaşmalar ve yarışmalar düzenlenir.

Madde 8 )
Kentlerde; mahallelerde kitaplıklar olur. Yoksa gezici kitaplıklar hizmet verir.
Gezici kitaplıklar kentin tüm mahallelerini dolaşır.
Gezici sinema ve tiyatroyu izleyebilmek çoğunlukla ücretsizdir.
Gezici sergilerle; resim, heykel, yontu sanatı örnekleri görülebilir.
Yaşlı genç demeden; herkesin yaratıcı etkinlikleri izleyebilmesi ve katılımının sağlanması için olanaklar sunulur.
Kentlerde her birey istediği bir ya da birkaç sanat dalıyla uğraşır.

Madde 9 )
Kentler kalabalık ve renkli yerlerdir.
Kentlerde çok farklı kökenden insan bir arada kardeşçe yaşar.
Kentlerde bireyler ve gruplar birbirlerinin onurlarına saygı gösterirler.
Farklı olduğu için kimse eleştirilmez.
Farklı olmak ama bir arada kardeşçe yaşamak zenginliktir.
Herkes birbirinin hakkına saygı gösterir.
Hepimiz barış içinde yaşar gideriz.

Madde 10 )
Kentler; insanlar tarafından oluşturulmuş güzel yerlerdir.
İyi bir kentte; tüm atalarımızdan kalan eski binalar;
özenle korunur ve özenle kullanılır.
Onların yanına yeni ve güzel binalar yapılır.
Aralarına parklar, bahçeler serpilir.
Kitaplıklar, kültür ve sanat merkezleri, açık hava müzeleri eklenir.
Böylece her bireyin içinde yaşamaktan mutlu olacağı bir yerleşim merkezi oluşturulur.

Madde 11 )
Bireylerin evlerinden; çalıştıkları bürolara, fabrikalara rahat ulaşma hakları vardır.
Çocuklar okullarına ve kreşlere güvenle ulaşırlar.
Kentlerde çalışanlar da düşünülür, eğlenenler de dinlenenler de spor yapanlar da, sanat yapanlar da.
Hepsi için rahat ulaşılabilir ve uygun yerler vardır.
Eğlenenlerin; dinlenenleri rahatsız etmediği ayarlamalar yapılır.
Bu nedenle insanlar birbirlerinden rahatsız olmaz ve dostça yaşarlar.

Madde 12 )
Kentlerde yöneticiler, kentte yapılan tüm işlerden bireylere bilgi vermekle yükümlüdür.
Bireyler, kent yönetim birimlerine istedikleri zaman ulaşabilirler.
Bireyler kentin sorunları, gereksinimleri ve çözüm önerilerini iletmek ve savunmak için yönetim birimlerine doğrudan ulaşabilir.
Kent yönetimleri, insanların görüşlerine ihtiyaç duyarlar.
Bu görüşleri değerlendirirken bireyler arasında ayrım yapmazlar.
Ortak bir soruna çözüm ararken, bir yol, bir geçit, bir park yaparken orada yaşayanlara sorarlar
Kent yöneticileri, kentin sorunlarını çözerken hem bireylerden hem devlet kurumlarından yardım alabilir.
Kentin sorunlarını çözerken ya da kenti güzelleştirirken bireylerle birlikte hareket ederler.

Madde 13 )
Kentin yönetimleri, o kentte yaşayan insanların daha iyi yaşaması için çalışırlar.
İnsanların sadece yemek, içmek, barınmak için değil eğlenmek ve tatil yapmak için gelirlerinin artması doğrultusunda iş alanları yaratırlar.
Fuarlar düzenlerler.
Doğal ürünleri, sadece o kentte üretilen ürünleri dışarıya tanıtırlar. Kültür ve sanat etkinliklerini tanıtırlar.

Madde 14 )
Kent yönetimleri, kentteki insanların gelirlerini artırırken yaptıkları işlerin çevreye zarar vermemesini sağlamakla yükümlüdür.
Kent yönetimleri çevreyi; havanın, suyun, toprağın kirletilmesine izin vermeyerek orada yaşayan bireylerinin sağlıklı, varlıklı ve mutlu olmasını sağlarlar.

Madde 15 )
Kent yönetimleri bireylerin gereksinmelerini karşılamak için; yiyeceğe, içeceğe, giyeceğe, ilaca, doktora, okula, dondurmaya, kitaba kolay ulaşmalarını sağlar.
Hastaneye, postaneye kolay ulaşmaları sağlanır.
Kentteki bütün hizmet ve malların kaliteli olması sağlanır.

Madde 16 )
Bütün kentlerin çoğrafyasında doğal kaynak bulunur.
Bazılarının denize kıyısı olur, gölü olur.
İçinden nehir geçer, yakınından yer altı suları akar, içmecesi olur. Dağlarında mağaraları olur. Çevresinde ormanlar yer alır.
Topraklarında o çevreye özgü bin bir çeşit ağaç bin bir çeşit bitki yetişir.
Otlaklarında, o çevreye özgü hayvanları beslenir.
Sularında değişik türde balıklar oynaşır.
Kent yöneticileri bu kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.
Yöneticiler kentin bu kaynaklardan her bireyin adaletli bir biçimde yararlanmasını sağlamakla yükümlüdür.

Madde 17 )
Kent yönetimleri; toplumun ve bireyin gelişimi için gereken ortamları sağlamakla yükümlüdür.
Kentler; insanların birbirini tanıması, komşuluk ilişkilerinin gelişmesi, sanat, kültür, eğitim için guruplarının bir araya gelmesi için olanaklar yaratır.
Kent yönetimleri bireylerin gereksinimleri ve isteklerinden yoksun olmaması için hizmetler üretmekle yükümlüdür.

Madde 18 )
Dünyadaki bütün kentler, bireylere daha iyi yaşam sağlamak için birbiriyle yardımlaşırlar.
Olanaklarını paylaşmak için kardeş kentler olabilirler
Birçoğu bir araya gelip kent birlikleri kurabilirler.
Kaynaklarını ve olanaklarını birleştirip bireylere daha iyi bir yaşam sunabilirler.
Kentli bireylerin; kentlerinin başka kentlerle yapılan işbirliğine doğrudan katılma hakları vardır.
Kentlerinin başka kentlerle kurulan ilişkileri için fikirlerini söyleyebilirler.
Fikirlerinin uygulanmasını isteyebilirler.

Madde 19 )
Kent yönetimlerine; burada sayılan hizmetleri verebilmek için kaynak bulma konusunda serbestlik tanınır.

Madde 20 )
Burada sayılan bütün haklar; kentte yaşayan her insan içindir;
Bu haklardan yararlanmak için; kadın, erkek, beyaz insan, kara insan, çocuk, yaşlı, genç, yoksul ya da zengin olmak fark etmez.
Kentli haklarını kullanmakta; bireyin doğduğu yer, konuştuğu dil, inandığı yol da fark etmez.

(Avrupa Kentsel Şartı çerçevesinde tanımlanmıştır -17- 19 Mart 1992)

*Kentli Hakları’nın çocuklar için sadeleştirilmesinin telif hakları Güven Tunç’a aittir. İzinsiz kullanmayınız. ©

Elderly people's rights, explained to children


HUMAN RIGHTS OF GRANDMAS AND GRANDPAS: PRINCIPLES FOR OLDER PERSONS







Principle of Independence:

All older people are independent human beings with dignity.
They have an income of their own for housing, nutrition, and clothing, or going to a doctor or hospital when they are sick.
They are supported by the society and their families to meet these needs.
If our grandmothers and grandfathers don’t have an income of their own, the state gives them a monthly salary.
Older persons can work to earn an income if they want to.
They can engage in income-generating activities.
Proper work conditions are created for older persons who want to work.
Older persons’ opinions are asked and respected while making laws about retirement.
Older persons have the right to get education and training in line with their ages and wishes.
Older persons have the right to live in an environment that they like and feel safe in.
Our grandfathers and grandmothers are given opportunities to improve themselves whenever they want.
Older persons are provided with:
Parks where they can spend time,
Clubs where they can read their newspapers, play chess, make handicrafts,
Green pedestrians’ ways where they can walk,
Day centers where they can engage in activities,
Healthcare centers at accessible distances.


Principle of Participation:

Grandmothers and grandfathers cannot be severed from the society because they got old.
The state and urban administrators ask older persons what they want.
Older persons’ opinions are important and should be heeded.
Grandmothers and grandfathers are very knowledgeable.
They have lots of life experience.
They know the world very well.
They know life very well.
Creating an environment where they can share all their knowledge and abilities with young people helps improve the society.
Grandmothers and grandfathers are very useful to society.
They contribute to society voluntarily.
They can help children with their schoolwork, they can offer guidance to young people, and they can be volunteers to protect pedestrian areas and parks.
They can organize trips and fun activities for children.
They can organize and rehearse for a spectacle.
They can write their memoirs.
They can share their professional knowledge and experience with society.
They can freely express their thoughts.


Principle of Care:

Grandmothers and grandfathers have the right to be loved, respected and protected by their families and the wider society.
State and society show respect towards older persons and support them to have a good life.
They support them in protecting their health.
If they get sick, they get proper care.
Sometimes grandfathers and grandmothers get very old.
It may be impossible to care for them at home.
The state and urban administrators open care centers for very old person.
They make sure that they are well cared for and protected at care centers.
Older people get to decide whether to live in their own house or at the care centers.
If possible, older persons who live alone at home are provided with warm meals, dependable nurses and caretakers.
Laws say that older persons should be respected and cared for in safe places.


Principle of Self-Fulfillment:

Old age is an opportunity to do things that a person did not have the chance to before.
Grandfathers and grandmother can engage in activities like drawing, painting, making sculptures, model planes, stamp collections etc.
They can grow tomatoes or flowers.
They can take dancing lessons or do choir work.
They can go to other cities or countries, sightsee and write on what they see there.
They can write their memoirs.
They can develop themselves.
The state helps older persons develop themselves. It offers courses and services.
Older persons have the right to take part in trainings, cultural and artistic activities, exhibitions, concerts.
Their participation to such activities is facilitated.
They are offered free tickets or discounts.
Their transportation is facilitated.
Exhibitions, concerts and shows are organized in their own neighborhoods, so that they can get there more easily.


Principle of Respect and Dignity:

Our grandmothers and grandfathers have the right to be respected and live in safety.
We don’t allow them to be hurt by bad people; necessary measures are taken.
They get equal treatment in healthcare or care centers.
They get equal treatment regardless of whether they are women, men, white, black, poor or rich.
Older persons are people worthy of dignity and respect, in the same way as any other human being.
Authorities respect older persons.
Rich or poor, all older persons have the right to have their basic needs met, like:
Nutrition

Housing

Clothing

And get health and care services worthy of human dignity.



United Nations Principles for Older Persons – October 1, 1982



*All rights reserved by Güven Tunç. Cannot be reproduced without permission.  ©

Yaşlı Haklarının Çocukçası

NENELERİN DEDELERİN YAŞLI İNSANLARIN HAKLARI

Bağımsızlık İlkesi:
Tüm yaşlı insanlar, onurlu ve bağımsız insanlardır.
Onların; barınma, beslenme, giyinme, hastalandıklarında bir doktora ya da hastaneye gidebilme için kendilerine ait bir gelirleri olur.
Bu gereksinimlerinin karşılanması için toplum ve aileleri tarafından da desteklenirler.
Nenelerimizin ve dedelerimizin kendilerine ait bir gelirleri yoksa devlet onlara aylık bir ücret öder.
Yaşlılar istiyorlarsa gelir elde edebilecekleri bir işte çalışabilirler.
Gelir getirici faaliyetlerden yararlanırlar.
Çalışmak isteyen yaşlı bireyler için uygun iş ortamları oluşturulur.
Emeklilikle ilgili yasa çıkarılırken yaşlıların düşüncelerini alınır ve bu düşüncelere değer verilir.
Yaşlıların; yeteneklerine, yaş durumlarına ve isteklerine uygun olarak eğitim ve öğretim görme hakları vardır.
Yaşlıların; istedikleri, sevdikleri ve güvende oldukları bir çevrede yaşamaya hakları vardır.
Dedelerimiz ve nenelerimize istedikleri alanda, kendilerini geliştirmeleri için olanaklar sunulur.
Yaşlılara;
oturabilecekleri parklar,
gazete okuyabilecekleri, satranç oynayabilecekleri, el işi yapabilecekleri kulüpler,
gezinebilecekleri çiçekli yaya yolları,
etkinliklerde bulunacakları gündüzlü merkezler,
ulaşabilecekleri mesafede sağlık hizmetleri oluşturulur.

Katılım İlkesi:
Neneler ve dedeler, yaşlandılar diye toplumdan koparılmazlar.
Devlet ve kent yöneticileri tarafından; yaşlılara neler istediklerini sorulur.
Yaşlıların; görüşlerine önem verilmesi ve dikkate alınması hakları vardır.
Nenelerin ve dedelerin çok bilgisi vardır.
Yaşam deneyimleri çoktur.
Onlar dünyayı iyi tanırlar.
Hayatı iyi tanırlar.
Her konudaki bilgilerini ve becerilerini gençlerle paylaşmak için onlara ortam yaratmak topumu geliştirir.
Neneler ve dedelerin topluma yararı çok olur.
Topluma gönüllü olarak katkıda bulunurlar.
Çocukların derslerine yardımcı olabilirler, gençlere rehberlik edebilirler,
Yaya bölgelerinin, parkların bahçelerin korunmasında gönüllü olabilirler.
Çocuklar için geziler, eğlenceler düzenleyebilirler.
Gösteri toplulukları oluşturabilirler.
Anılarını kitaplara dökebilirler.
Mesleki bilgi ve deneyimlerini toplumla paylaşabilirler.
Görüşlerini serbestçe açıklayabilirler.

Bakım İlkesi:
Neneler ve dedelerin, aileleri ve çevreleri tarafından sevilme, sayılma ve korunma hakları vardır.
Devlet ve toplum; yaşlılara saygı göstererek onların iyi yaşamasına destek olur.
Sağlıklarının korunmasında destek olunur.
Sağlıkları bozulursa, bakım sağlanır.
Bazen dedeler ve neneler çok yaşlanırlar.
Evde bakılamaz duruma gelebilirler.
Devlet ve kent yöneticileri; çok yaşlanmış olanlar için bakımevleri, huzurevleri açar.
Bakımevlerinde iyi bakılmalarını ve korunmalarını sağlar.
Yaşlı, kendi evinde ya da huzurevinde yaşamaya kendisi karar verir.
Evde kalan yalnız yaşlılara, sıcak yemek, güvenli bakıcı ve hemşire sağlanmaya çalışılır.
Yasalar; yaşlılara saygı gösterilmesini ve güvenli yerlerde bakılmasını söyler.
Kendini Gerçekleştirme İlkesi:
Yaşlılık; daha önce yapmaya fırsat bulunamayan bazı çalışmaları yapabilmek için bir fırsattır.
Dedeler ve neneler; karikatür, resim, heykel, yontu, maket uçak, pul koleksiyonu yapmak gibi etkinlikler yapabilirler.
Domates ya da çiçek yetiştirebilirler.
Dans kursuna ya da koro çalışmasına katılabilirler
Başka kentlere ya da ülkelere gezilere gidip, orada gördüklerini yazabilirler.
Anılarını derleyebilirler.
Kendilerini geliştirebilirler.
Devlet yaşlıların kendisini geliştirmesi için onlara yardım eder, kurslar düzenler, hizmetler oluşturur.
Yaşlıların; eğitim, kültür sanat etkinliklerine, sergilere, konserlere, gösterilere katılma hakları vardır.
Yaşlıların bu etkinliklere katılması için kolaylıklar sağlanır.
Ücretsiz ya da indirimli bilet alması sağlanır.
Seyahat etmeleri kolaylaştırılır.
Gösterilerin, sergilerin, konserlerin kendi mahallelerinde gerçekleştirilmesi onların katılımını kolaylaştırır.

İtibar İlkesi:
Nenelerimiz ve dedelerimizin saygı görme ve güven içinde yaşama hakları vardır.
Onların kötü niyetli kişilerce üzülmesine izin verilmez, gerekli önlemleri alınır.
Hastane ya da bakımevi hizmetlerinden yararlanmada; onlara eşit davranılır.
Kadın, erkek, beyaz, kara, yoksul ya da zengin olmaları fark etmez, onlara eşit davranılır.
Yaşlılar diğer tüm insanlar gibi onurlu ve değerli bireylerdir.
Görevliler yaşlılara saygılı davranır.
Zengin ya da yoksul olmasına bakılmaksızın bütün yaşlıların;
beslenme,
barınma,
giyim gibi temel ihtiyaçları karşılanması ile,
sağlık ve bakım hizmetlerinden
insan onuruna yakışır bir biçimde yararlanma hakları vardır.

(Birleşmiş Milletler Tarafından Hazırlanan Yaşlı İlkeleri- 1Ekim 1982)


*Birleşmiş Milletler Tarafından Hazırlanan Yaşlı İlkeleri’nin çocuklar için sadeleştirilmesinin telif hakları Güven Tunç’a aittir. İzinsiz kullanmayınız. ©

İnsan Haklarının Çoçukçası

BÜTÜN İNSANLARIN HAKLARI



Madde 1 )
Bütün insanlar özgür doğar.
Bütün insanlar hayatları boyunca özgür yaşar.
Dünyadaki bütün insanlar eşittir.
Dünyadaki bütün insanlar kardeştir.
Dünyadaki bütün insanlar onurludur.
Bütün insanlar akla ve vicdana sahiptir.
Birbirlerini kardeşçe sevebilir.

Madde 2 )
Bu bildirideki haklar ve özgürlükler; bütün insanlar içindir.
Kadın veya erkek olması fark etmez.
Sarı, kızıl, kara veya beyaz derili olması fark etmez.
Çocuk, genç veya yaşlı olması fark etmez
Yoksul veya zengin olması fark etmez.
Köylü veya kentli olması fark etmez.
Afrikalı, Avrupalı, Asyalı, Amerikalı olması fark etmez.
Doğduğu yer, konuştuğu dil, görüşü, inancı da fark etmez.
Ülkesi, ulusu ve kökeni ile engelli olup olmaması, bu hakları ve özgürlükleri kullanmasını engellemez.

Madde 3 )
Yaşamak,
özgür olmak,
güvenlikte olmak her bireyin en temel hakkıdır.

Madde 4 )
Hiçbir insan köle yapılamaz.
İnsanların köle yapılması kesinlikle yasaktır.
Dünyanın hiçbir bölgesinde köle ticareti yapılmasına izin verilmez.

Madde 5 )
Hiç kimse; bir insana işkence ve zulüm yapma hakkına sahip değildir.
Hiç kimse, bir insana insanlık dışı ve onur kırıcı davranmaz.
Hiçbir insana onuru kırılarak ceza verilemez.
Madde 6 )
Her insanın; isminin, vatandaşlık haklarının ve aile bağlarının korunması hakkı vardır.

Madde 7 )
Yasalar, insanların daha iyi yaşaması için yapılır.
Bunun için, yasalar yapılırken insanların görüşü alınır.
Yasalar önünde bütün insanlar eşittir.

Her insan yasaların koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkı vardır.
Bu bildirgede sayılan haklar dünyadaki bütün insanlar içindir.
Bazen, insanlara kötü davranan kişiler çıkabilir.
Bütün insanların, o kötü kişilerden korunma hakkı vardır.
Bazen insanlara kötü davranılmasını isteyen kişiler çıkabilir.
Bütün insanların insanlara kötü davranılmasını isteyen kişilerden de korunma hakları vardır.

Madde 8 )
İnsanların hakları yasalarda yer alır.
Bazen bu haklar, kötü kişilerce çiğnenebilir.
O zaman hakkı çiğnenen insan mahkemeye başvurabilir.
Hakimden haklarını korumasını isteyebilir.
Mahkemeler insanlara hakkını verir.

Madde 9 )
Hiçbir insan; yasaya karşı suç işlemedikçe, gözaltına alınmaz.
Yasalar söylemedikçe, hiçbir insan özgürlüğünden yoksun bırakılmaz.
Yasa söylemedikçe hiçbir insan ülkesinden sürgün edilmez.

Madde 10)
Bazen bir insana yönelik, doğru olmayan suçlamalar olabilir.
İnsanlar bu suçlamanın açığa çıkması için mahkeme yapılması isteme hakkına sahiptir.
Mahkemeler tarafsız ve bağımsız olur.
Davaları açık bir şekilde sürdürür.
Mahkemeler davaları adaletle çözmekle yükümlüdür.

Madde 11 )
Bir suç işlediği varsayılan her insanın, kendini savunma hakkı vardır.
Savunma hakkı için insana tüm olanaklar sağlanır.
Mahkemelerde açık ve adil bir yargılama yapılır.
Yasalar bir insanı suçlu bulmadıkça, o insan masumdur, suçsuzdur. Kimse onu cezalandıramaz.
Hiçbir insan; yasalara göre suç olmayan bir davranışı için cezalandırılmaz.
Hiçbir insana, yasada olmayan bir ceza verilmez.

Madde 12 )
İnsanların özel hayatına, ailesine, evine, haberleşmesine kimse karışmaz.
İnsanların evlerine izinsiz girilmez, eşyaları, dolapları karıştırılmaz.
Telefonlarına, mektuplarına, mesajlarına bakılmaz.
İnsanların onurunu kıracak davranışlarda bulunulmaz.
Yasalar; insanların özel hayatına karışılmasına ve onurlarının kırılmasına engel olur.

Madde 13 )
İnsanların bir ülkede özgürce dolaşma ve oturma hakkı vardır.
İnsanlar yerleşecekleri yeri ve kenti kendileri seçer.
Her insan; bir ülkeden ayrılma ve geri dönme hakkına sahiptir.
Her insan; kendi ülkesinden ayrılma ve geri dönme hakkına sahiptir.

Madde 14 )
İnsan; kendi ülkelerinde zulüm görüyorsa başka ülkelere sığınabilir.
İnsanlara ve doğaya zarar veren kişiler, bu haktan yararlanamaz.

Madde 15 )
Her insan bir ülkenin vatandaşıdır.
Hiçbir insan; yasalar söylemedikçe, vatandaşlık hakkından yoksun bırakılmaz.
Hiçbir insan, yasa zorunlu kılmadıkça, vatandaşlığı değiştirme hakkından yoksun bırakılmaz.

Madde 16 )
Evlilik çağına gelen her kadın ve erkeğin, evlenme ve aile kurma hakkı vardır.
Kadın ve erkek; evlilikte eşit hakka sahiptir,
Kadın ve erkek evliliğin sürdürülmesinde eşit hakka sahiptir.
Kadın ve erkek evliliğin sona erdirilmesinde eşit hakka sahiptir.
Kimse zorla evlendirilemez.
Evlilik; birbiriyle evlenecek olan iki kişinin isteği ve özgür kararı ile yapılır.
Ayrı ülkelerden, farklı inançtan insanların evlenmesine kimse karışamaz.
Aile toplum için önemlidir.

Madde 17 )
Her insanın; ev, araba, arsa ve dükkân alma hakkı vardır.
Her insan başkalarıyla ortak olarak da mülk edinebilir.
Yasalar söylemedikçe, hiçbir insanın malı ve mülkü elinden alınmaz.

Madde 18 )
Her insanın; düşünce, vicdan ve din özgürlüğü vardır.
İnsanlar düşüncelerinde özgürdür.
Düşüncelerini serbestçe ifade edebilir.
Düşüncelerini serbestçe söyleyebilir, yazabilir, çizebilir.
İnsanlar hangi dine inanacakları konusunda özgürdür.
İstedikleri dini seçip inanabilirler.
İsterlerse İnançlarını değiştirebilirler.
Dinlerini ya da inançlarının gerektirdiği uygulamaları, tek başına ya da topluca yapabilirler.
İnançlarının gerektirdiği uygulamaları açık veya özel bir biçimde yapabilirler.

Madde 19 )
Dünyadaki her insanın, düşündüğünü açıklama hakkı vardır.
İnsanlar; fikirlerinden ötürü rahatsız edilmez.
İnsanlar bilgiyi, her türlü araç ve yollarla arama hakkına sahiptir.
Her insanın bilgiye ve düşünceye ulaşma hakkı vardır.
İnsan fikirlerini ve bilgilerini yayma hakkına sahiptir.

Madde 20 )
İnsanların bir amaç için bir araya gelme ve toplanma hakkı vardır.
Her insanın barışçıl amaçlarla dernek kurmaya hakkı vardır.
Her insanın barışçıl amaçlarla kurulmuş bir derneğe üye olmaya hakkı vardır.
Hiçbir insan, istemediği bir derneğe katılmak için zorlanmaz.

Madde 21 )
Her insanın, ülkesinin yönetimine katılma hakkı vardır.
İnsanlar bazen referandum ve halk oylaması ile doğrudan katılarak kullanır.
Bazen, onları temsil edecek milletvekillerini özgürce seçerek kullanır.
Ülkelerin iyi yönetilebilmesi için seçimlerin açık ve dürüst yapılması gerekir.
Seçimler belirli aralıklarla yinelenir.
Özgür bir seçim ortamı sağlanırsa seçimler dürüst olur.
Seçimler dürüst olmazsa yöneticiler saygın ve inandırıcı olmaz.
Dünyadaki her insanın; ülkesindeki temel hizmetlerden yararlanma hakkı vardır.

Madde 22 )
Her insanın sosyal güvenlik hakkı vardır.
Her insan, bulunduğu toplumun değerli bir üyesidir.
Her insanın; beslenme, konut, giyim, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma ve boş zamanlarını değerlendirme hakkı vardır.
Bu hak; insanın onuruyla yaşaması için çok gereklidir.
Bu hak insanın kişiliğinin özgürce gelişmesi için çok önemlidir.
Her ülke, insanlarının bu hakkını kullanabilmesi için sosyal güvenlik sistemi geliştirir.
Sosyal güvenlik her bireyi toplumun değerli bir üyesi olarak kabul etmektir.
Sosyal güvenlik sistemi için gerekirse ülkeler arası işbirliği yapılır.

Madde 23 )
Her insanın; çalışma hakkı vardır.
Her insanın mesleğini ve işini özgürce seçme hakkı vardır.
İnsanların adaletli ve yeterli koşullarda çalışma hakkı vardır.
Her insanın işsizlikten korunma hakkı vardır.
Her insanın eşit iş karşılığında, eşit ücret alma hakkı vardır.
Çalışan her insanın; kendisine ve ailesine yeterli bir ücret almaya hakkı vardır.
Herkesin, çalışma haklarının korunması için sendika kurma hakkı vardır.
Herkesin bir sendikaya üye olmaya hakkı vardır.

Madde 24 )
İnsanların dinlenme ve eğlenme hakları vardır.
Bu nedenle çalışma süreleri; insancıl olmalıdır.
Çalışma süreleri akla uygun olmalıdır.
Çalışan insanlara belirli aralıkta ücretli tatil verilir.

Madde 25 )
Her insanın; insanca bir yaşam hakkı vardır.
İnsanca yaşam için beslenme, giyim, konut, sağlık ve eğitim gibi gereksinmelerinin tam karşılanması hakkı vardır.
İnsanın hastalık, yaşlılık, engellilik ve işsiz olmak gibi çalışılamadığı ve geliri olmadığı durumlar olabilir.
O zaman bu gereksinimlerinin karşılanması için sosyal güvenlik hakkı vardır.
Anneler ve çocukların; özel yardım görme hakları vardır.
Anne babaları olsa da olmasa da bütün çocukların özel olarak korunma hakları vardır.

Madde 26 )
Bütün insanların eğitim görme hakkı vardır.
İlköğretim parasızdır.
İlköğretim herkes için zorunludur.
Mesleki ve teknik eğitim herkese açıktır.
Yüksek öğrenim başarıya göre herkese eşit fırsatla açıktır.
Eğitimin amacı; insanların kişiliğini geliştirmektir.
Eğitimin amacı; insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı duymayı öğretmektir.
Eğitim insana bütün dünyadaki insanların kardeş olduğunu öğretir.
Anlayış ve hoşgörüyü öğretir.
Dünyadaki barışı geliştirmeyi hedefler.
Anne ve babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçme hakkına sahiptirler.

Madde 27 )
Her insanın; güzel sanatlardan zevk almaya hakkı vardır.
Her insanın bilimsel ilerlemeleri takip etmeye hakkı vardır.
Her insanın kültürel yaşama katılma hakkı vardır.
İnsanların; kitap okumaya, kitap yazmaya, resim, heykel yapmaya, sergi izlemeye, sinemaya, tiyatroya gitmeye veya sinemayla, tiyatroyla uğraşmaya hakkı vardır.
Fotoğraf, müzik, dans gibi güzel sanatlardan yararlanmaya hakkı vardır.
Masalları, türküleri öğrenmeye hakkı vardır.
Bilimdeki ilerlemelerden yararlanmaya, bilimle uğraşmaya, icat ve keşiflerde bulunmaya hakkı vardır.
İnsanlar sanatsal ve bilimsel eserler yaratmakta özgürdür.
İnsanların yarattığı eserleri üzerindeki hakları korunur.

Madde 28)
İnsanların hak ve özgürlüklerini tam kullanma hakları vardır.
Özgür bir dünya ve ülkede yaşama hakkı vardır.
İnsan; barışçıl bir dünyada ve ülkede özgürlüklerini tam kullanabilir.
İnsan; havasının, su kaynaklarının, topraklarının kirletilmediği bir dünyada ve ülkede haklarını tam kullanabilir.
İnsan; şiddetin ve açlığın olmadığı bir dünya ve ülkede özgür olabilir.
İnsan; hayvanlara eziyet edilmeyen, ağaçları kesilmeyen bir dünya ve ülkede gelişebilir.
İnsan; insana, doğaya, hayata saygı duyulan bir dünyada ve ülkede onurunu hisseder.
İnsan kuşların cıvıldadığı, tüm çocukların kahkahalarla gülebildiği bir dünya ve ülkede tam anlamıyla mutlu olabilir.
Ve tüm bunlar dünyadaki tüm insanların hakkıdır.

Madde 29 )
İnsan bir toplumsal çevre içinde yaşar ve gelişir.
Bu nedenle insanın da topluma karşı görevleri vardır.
İnsan kendi haklarını özgürce kullanırken diğer insanların haklarına saygı gösterir.
İnsanlar; kendi çıkarları için insan haklarını tanımlayan yasalara karşı çıkmazlar.
Bu bildirgedeki haklar; barış, özgürlük ve kardeşlik anlayışına aykırı olarak kullanılamaz.

Madde 30 )
Bu bildirgedeki hiçbir kural;
hiçbir devlete,
hiçbir kimseye,
tek bir insanın hak ve özgürlükleri yok etme hakkını vermez.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 10 Aralık 1948

* İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin çocuklar için sadeleştirilmesinin telif hakları Güven Tunç’a aittir. İzinsiz kullanmayınız. ©

Kadın Haklarının Çocukçası





ANNELERİN, KOMŞU TEYZELERİN, NENELERİN, ABLALARIN TÜM KADINLARIN VE KIZ ÇOCUKLARININ HAKLARI




Madde 1)

Kadınlarla erkekler eşittir.
Annelerle babalar eşittir.
Kız çocuklarla erkek çocuklar eşittir.

Kadınlar, genç kızlar ve kız çocukları; onurlu ve saygın bireylerdir.

Kız çocuklarının, genç kızların ve kadınların hakları yasalarla korunur.
Onlara ayrım yapanlara engel olunur.

Madde 2)

Bütün yasalarda; kadınlarla erkekler eşit olarak tanımlanır.

Mahkemeler; kadınların haklarının çiğnenmesine izin vermez.
Annelere, teyzelere, nenelere, ablalara, kız çocuklarına kötü
davrananlara ceza verir.
Kadınlara saygı göstermeyenlere engel olmakla yükümlüdür.

Bütün görevliler; kadınlarla erkeklere eşit davranır.
Bütün görevliler kadınlara saygılı davranır.

Madde 3)
Kız çocukları ve kadınların özgürce gelişme hakkı vardır.
Gelişmeleri için, tüm haklarından yararlanmaları gerekir.
Tüm haklarından yaralanmaları sağlanır.

Madde 4)
İnsanlığın gelişebilmesi için kadın erkek eşitliği gereklidir.
Annelerin korunabilmesi için; kadınlarla erkeklerin eşit olması gerekir.
Annelerin ve kadınların korunma hakları vardır.

Madde 5)
Kadınlar da erkekler de değerli bireylerdir.

Babalar da yemek yapar, ev temizler.
Babalar da bebeklere bakar, çamaşır yıkar ve ütü yapar.
Anneler de arazide çalışır, tarla sürer.
Anneler de, bilimle uğraşır, hasta bakar, bilgisayar kullanır,
makine tamir eder, satış yapar

Mutlu ailelerin mutlu çocukları olur.

Babalar ailelerin mutlu olması için işleri annelerle paylaşır.
Baba, annenin de arkadaşlarıyla buluşup eğlenmesi için yardım eder.

Madde 6)
Toplumda bazen kadınları ve genç kızları zorla çalıştıran kötü
kişiler çıkabilir.
Kadınları ve genç kızları zorla çalıştıran bu kişilerle mücadele edilir.

Madde 7)
Kadınların seçimlerde oy kullanma hakkı vardır.
Kadınların; seçimlerde aday olma ve seçilme hakkı vardır.
Kadınların milletvekili, belediye başkanı, muhtar olma hakkı vardır.
Kadınlar çocukların korunması için aday olabilir.
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi için aday olabilir.
Ülkenin zenginleşmesi için aday olabilir.

Ülkelerin, belediyelerin, mahallelerin yönetilmesinde kadınların
görev alması engellenmez.

Madde 8)
Kadınların daha iyi bir dünya için çalışma hakkı vardır.

Kadınların dünyadaki bütün insanlar için çalışma hakkı vardır.
Kadınlar ülkeleri adına refah, barış ve eşitlik çalışmalarına katılabilir.

Dünyada yaşayan tüm insanlara “büyük insanlık ailesi” denir.
Kadınların büyük insanlık ailesinin barış içinde yaşaması için
çalışma hakkı vardır..
Kadınlar doğanın korunması için çocukların sağlığı için çalışabilirler.
Özgürlük ve eşitlik için çalışabilirler.
Kadınların dünyada açlık ve yoksulluğun bitmesi için çalışması desteklenir.
Kadınların bu çalışmalara katılması engellenmez.

Madde 9)
Kadınların vatandaşlık hakları korunur.
Kadınların vatandaşlık hakları, kocalarına bağlı değildir.

Madde 10);
Kız çocuklarının okuması için özel çaba gösterilir.
Kadınların her yaşta eğitimine özel önem verilir.

Eğitimden, kızlarla oğlanlar eşit olarak yararlanır.
Kızlarla oğlanlar, aynı okullarda birlikte okurlar.
Birlikte okuyarak ve yaşayarak birbirlerini anlamaları
ve saygı duymaları sağlanır.
Kız çocukların spor çalışmalarına katılmaları için olanaklar
yaratılır.
Kreş ve anaokulları sayısını çoğaltır.
Kreşlerden, anaokullarından kızlarla oğlanların yararlanması sağlanır.
Kızlarla erkek çocuklar burs almada eşit hakka sahiptir.

Kadınlarla erkeklerin eğitimde eşit olmaları için çaba gösterilir.
Kadınlar için özel eğitim programları düzenlenir.
Bu eğitim programlarında; kadınların istekleri ve gereksinimleri
dikkate alınır.
Okur- yazar olmayanlar için okuma yazma kursları düzenlenir.
Yaygın olarak anne ve çocuk sağlığı ile “aile planlaması” eğitimi düzenlenir.

Kadınların bilgileri; ailelerine ve toplumlarına sağlık ve zenginlik katar.
Kadınların her türlü bilgiye ulaşması sağlanır.

Madde 11)
Kadınların çalışma hayatına katılmak için kendisine olanak
sağlanması hakkı vardır.
Çünkü çalışmak her insanın vazgeçilmez hakkıdır.
İşe almada, kadın ve erkeğe eşit davranılır.
Kadınların çalışmaları karşılığında yeterli bir ücret almalarını sağlanır.
Kadınların erkeklerle aynı işi yaptıklarında aynı ücreti alma hakkı vardır.
Buna “Eşit işe eşit ücret” ilkesi denir.

Kadınların annelik nedeniyle işlerinden uzak kalırlarsa işsizlikten
korunma hakkı vardır.
Bebek bekledikleri için veya anne oldukları için işten atılmazlar.
Bebeğe iyi baksınlar diye anneye ya da babaya “bebek bakma izni” verilir.
Annelerin rahatça çalışabilmesi için işyerlerinde; kreşler ve çocuk
kulüpleri açılır.

Bebek bekleyen anneler tehlikeli işlerde çalıştırılmazlar.

Madde 12)
Kadınların ve erkeklerin sağlık hizmetlerinden eşit olarak
yararlanması sağlanır.
Bebek bekleyen annelerin, ücretsiz sağlık hizmeti alma hakkı vardır.
Bebeği yeni doğan annelerin, sağlık hizmetinden ücretsiz yaralanma
hakkı vardır.
Annenin ve bebeğin beslenmesine destek olunur.

Madde 13)
Çocuklara iyi bakabilsinler diye anne ve baba maaşlarına, “çocuk
zammı” yapılır

Kadınlar, kendi işlerini kurabilmek için kredi alabilirler.

Kadınların kitap okuma, müzeye gitme, seyahat etme hakkı vardır.
Sinema, opera, bale ve tiyatrodan yararlanma hakkı vardır.
Spora, müzikle, resimle, yazıyla uğraşma hakkı vardır.
Kadınların arkadaşlarıyla bir araya gelmesi desteklenir.
Düğün dernek gibi eğlenceli toplantılara katılabilmesi için özel
çaba gösterilir.

Madde14)
Kırsal kesimdeki kadınlara özel önem verilir.
Kırsal kesimdeki kadın doğayı çok iyi tanır.
Tahıl, sebze meyve yetiştirir.
Koyun, keçi, inek, at, eşek, köpek, kedi, tavuk, ördek besler.
Suyun, toprağın, havanın dilinden anlar.
Halı, kilim, kumaş dokur.
Dantel örer.
Oya işler.
Pekmez, pestil, tarhana yapar.
Bu çalışmasıyla da ailesinin ve bölgesinin zenginliğini sağlar.

Ülkeler kırsal kesimlerin gelişmesi için çalışmalar yapar.
Kırsal kesimdeki kadınların, yapılan tüm çalışmalara katılma hakkı vardır.

Kırsal kesimdeki kadının konut, su, sağlık, eğitim ve ulaşım hakkı vardır.
Köydeki kadınların, bu hizmetlerinden yararlanmalarını sağlanır.
Kırsal kesimde kadınların okuryazarlığının artması için çalışılır.

Kırsal kesimdeki kadının elde ettiği ürünü geliştirebilmesi için;
kredi alma hakkı vardır.
Ürünlerini pazara ulaştırması için destek olunur.
Emeğini gelire dönüştürme hakkı vardır.
Bunun için kooperatif ve dernek kurmasına yardım edilir.

Yaşlandığında ya da hasta olup çalışamadığında geliri olması hakkı vardır.
Yaşlandığında ya da hasta olup çalışamadığında sağlığının korunması
hakkı vardır.
Bu nedenle sosyal güvenlikten yararlanması sağlanır.

Kırsal kesimde anne ve çocuklar için sağlık ocakları yaygınlaşır.
Kadınların da kullandıkları spor sahaları ve kitaplıklar açılır.
Sinema, tiyatro ve sergi salonları açılır.
Köyde ya da mahallede yapılan düğün dernek ve toplantılara katılması
desteklenir.

Madde 15)
Yasalarda kadın ve erkek eşittir.
Kadın iş sözleşmelerini kendisi imzalar.
Mallarını kendisi idare eder.
Kadınlar iş seçerken, işe girerken özgürce karar verir.
Bir mal alıp satarken serbesttir.
Erkekle eşit haklara sahiptir.
Mahkemeler kadınlara erkeklerle eşit davranır.
Kadın oturulacak evi seçerken erkekle eşit haklara sahiptir.

Madde16)
Evlilikte, kadınla erkek eşittir.
Kadın eşini seçme ve istediği insanla evlenme hakkına sahiptir.
Evlilik sırasında kadınla erkek eşittir.
Eğer evlilik bitiyorsa, bitişinde de eşittir.
Eşler, evlilikleri sırasında edindikleri mallarda, eşit hak sahibi olurlar
Anne ve babanın, çocukları ile ilgili konulardaki hakları eşittir.

Kız çocuklar ve erkek çocuklar; on sekiz yaşına gelmeden evlenmezler.

(Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması
Uluslararası Sözleşmesi 18 Aralık 1979)

* Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması
Uluslararası Sözleşmesi’nin çocuklar için sadeleştirilmesinin telif
hakları Güven Tunç’a aittir. İzinsiz kullanmayınız  ©